
Tikler; ani, hızlı, istem dışı ortaya çıkan ve tekrarlayan hareketler ya da seslerdir. Göz kırpma, yüz buruşturma, omuz silkme, baş sallama gibi hareketler ya da boğaz temizleme, burun çekme, öksürme benzeri sesler en sık görülen örneklerdir. Tiklerle ilgili en önemli nokta, bunların çocuğun bilerek ya da alışkanlıktan yaptığı davranışlar olmamasıdır; çocuk çoğu zaman tikini bir süre bastırabilse de sonunda ortaya çıkan bir "yapma ihtiyacı" hisseder. Bu nedenle çocuğa "yapma", "dur artık", "tut kendini" demek işe yaramadığı gibi, üzerindeki baskıyı ve dolayısıyla tikleri artırır. Ayrıca çocukluk çağında tikler oldukça yaygındır ve çoğu zaman geçicidir; bir süre görülüp kendiliğinden kaybolabilir.
Tikler temel olarak iki biçimde görülür. Hareket tikleri (motor tikler) bedende ortaya çıkar: göz kırpma, yüz-boyun hareketleri, omuz silkme gibi. Ses tikleri (vokal tikler) ise boğaz temizleme, burun çekme, ıslık ya da belirli sesleri tekrarlama biçiminde görülür. Bu tikler basit ve kısa olabileceği gibi, birden fazlasının bir arada görüldüğü daha karmaşık biçimler de alabilir. Çoğu tik geçicidir ve birkaç hafta ya da ay içinde kaybolur; daha uzun süren ve hem hareket hem ses tiklerinin bir arada bulunduğu durumlar ise ayrı bir değerlendirmeyi gerektirir.
Tiklerin ortaya çıkışında ve şiddetlenmesinde duygusal etkenlerin önemli bir rolü vardır. Tikler çoğu zaman çocuğun heyecanlandığı, yorulduğu ya da özellikle kaygılandığı ve gerildiği dönemlerde artar; çocuk rahatladığında ise azalır. Bu nedenle tiklerin belirginleştiği dönemler, çoğu zaman çocuğun yaşamındaki bir zorlanmaya (okula başlama, sınav dönemi, ailedeki bir gerginlik, yoğun beklenti) işaret edebilir. Buradaki kritik nokta şudur: tiklerin kendisine odaklanıp onları sürekli hatırlatmak, düzeltmeye çalışmak ya da çocuğu uyarmak, çocuğun kaygısını artırarak tikleri besler. Çoğu zaman en yardımcı tutum, tike aşırı dikkat vermemek ve çocuğun üzerindeki genel gerginliği azaltmaktır.
Erken ve doğru yaklaşım tiklerde de önemlidir. Görüşmede tiklerin ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı ve çocuğun yaşamındaki olası gerginlik kaynakları aileyle birlikte ele alınır; gerektiğinde bedensel bir nedeni dışlamak için tıbbi değerlendirme önerilir. Amaç tiki doğrudan yok etmeye çalışmak değil, altında yatan kaygıyı anlamak ve çocuğun üzerindeki duygusal yükü hafifletmektir. Çocuğun kendini rahat ve güvende hissettiği, tikleri yüzünden yargılanmadığı bir ortam, çoğu zaman iyileşmenin en önemli parçasıdır. Erken destek hem tiklerin şiddetlenmesini önler hem de çocuğun bu süreçte özgüvenini korumasına yardımcı olur.