Bilimsel Yaklaşım · Etik Değerler · Mesleki Yetkinlik
Ana Sayfa Hakkımızda Uzmanlarımız Hizmetlerimiz Çocuk ve ErgenYetişkin ve AileTest ve Değerlendirme Kitaplarımız Yazılar Sık Sorulan Sorular İletişim Randevu Al
Ana Sayfa › Hizmetlerimiz › Yetişkin ve Aile › Yaşamın Zorlu Dönemeçleri

Yaşamın Zorlu Dönemeçleri


Hayat düz bir çizgide ilerlemez; hepimiz zaman zaman her şeyin değiştiği, dengemizi kaybettiğimiz dönemeçlerden geçeriz. Bir işin ya da kariyerin sona ermesi, başka bir şehre ya da ülkeye taşınmak, evlilik, ebeveyn olmak, çocukların evden ayrılması, emeklilik, orta yaşın getirdiği sorgulamalar ya da hayatın bir noktasında "ben aslında ne istiyorum?" sorusuyla yüzleşmek... Bunların bazıları dışarıdan mutlu olaylar gibi görünse de her önemli değişim beraberinde bir belirsizlik ve zorlanma taşır. Çünkü her yeni başlangıç, aynı zamanda bir şeylerin geride kalması, tanıdık bir düzenin sona ermesi demektir.

Bu dönemeçlerde yaşanan sıkıntılar değişime verilen doğal bir tepkidir. Kişi kendini kararsız, huzursuz ya da yönünü kaybetmiş hissedebilir; eskiden işe yarayan alışkanlıklar ve çözümler artık yetersiz kalır. Kaygı, uyku ve iştah değişiklikleri, karar verememe, geçmişe özlem ya da geleceğe dair bir tedirginlik sık görülür. Çoğu zaman en zorlayıcı olan da belirsizliğin kendisidir: kişi eski hâline geri dönemeyeceğini bilir ama yeni hâlin nasıl olacağını da henüz göremez. Bu "arada kalmışlık" hâli rahatsız edici olsa da aslında bir dönüşümün de habercisidir.

Bu dönemler zorlu olmalarına rağmen, çoğu zaman büyümenin ve kendini yeniden tanımanın da en verimli anlarıdır. Bir değişim eşiği, kişiyi o güne kadar sorgulamadığı seçimleriyle, ertelediği ihtiyaçlarıyla ve gerçekten neye değer verdiğiyle yüzleştirir. Bu yüzden bir dönemeç, yalnızca bir kayıp ya da zorluk değil; kişinin hayatını ve kendini yeniden düşünme fırsatı da olabilir. Ancak bu geçişi tek başına yapmak her zaman kolay değildir; kimi zaman belirsizlik o kadar ağır basar ki kişi olduğu yerde sıkışıp kalır, kaygıya ya da çökkünlüğe sürüklenir.

Böyle dönemlerde alınan destek, kişinin bu geçişi daha sağlıklı ve anlamlı biçimde yapmasına yardımcı olur. Terapi sürecinde yaşanan değişimin kişide neyi hareketlendirdiği, hangi korkuları ve arayışları açığa çıkardığı birlikte anlaşılmaya çalışılır. Amaç kişiyi bir an önce "eski hâline döndürmek" değil; belirsizliğe dayanabilmesine, geride bıraktıklarının yasını tutabilmesine ve bu dönemecin sonunda kendine daha yakın bir yere varabilmesine eşlik etmektir. Böylece zorlu bir geçiş, kişiyi sürükleyen bir kriz olmaktan çıkıp, bilinçli biçimde geçilen bir eşiğe dönüşebilir.