‘Korku’ yaşamın ve evrimsel surecin doğal ve olağan bir parçasıdır. Çocuklar ve gençlerin yaşadığı korkular farklı yaş dönemlerinde farklı formlar alır. Dokuz aylık bir çocuk asil bakımını sağlayan ‘anne’den ayrılma korkusu yaşarken, yürüme çağından itibaren hayvanlardan, karanlıktan, böceklerden, sudan, ve doğaüstü varlıklardan (hayalet, canavarlardan) korkma olayları ortaya çıkmaya baslar. Çocukluk çağının sonlarına doğru ise çocukların kendilerini diğer arkadaşlarıyla kıyaslamadığı ve bunun sonucunda çocukların, diğerlerinin onun hakkında ne düşündüğü ve nasıl göründüğü ile ilgili kaygılar yaşadığı görülür.
Çocuklar ‘kaygı’yı nasıl yaşar?
Çocuklar kaygı yaşadıklarını üç şekilde fark edebilirler. Birincisi, kaygı yaşayan çocuk kaygıyı düşüncelerde yaşar. Kaygılı çocuklar, tehlike ve tehdit türlerine odaklanan düşüncelere sahip olur. Örneğin, ailesinin başına kötü bir şey gelebileceğinden ya da geceleyin karanlıkta eve hırsız gireceğinden endişe duyar. İkincisi, kaygıyı fiziksel olarak bedeninde yasar. Çocuk endişelendiği zaman bedeninde birçok değişiklik meydana gelir. Bunlar, kalp atisinin yükselmesi, solunum değişiklikleri, mide bulantısı, terleme, kasların gerilmesi gibi bedensel tepkilerdir. Bu tepkilere ‘savaş ya da kaç’ tepkisi denir. Bu tepkilerin amacı çocuğu olası tehlikeyle savaşmaya ya da ondan kaçmaya hazırlayarak, korunmasına yardımcı olmaktır. Üçüncüsü ve en önemlisi ise, kaygının çocuğun davranışlarını etkilemesidir. Kaygılı çocuk, ağlar, yerinde duramaz, titrer ya da kendisine kaygı verecek bazı şeylerden kaçınır (örneğin; çevresindekilerle konuşmamak için sürekli müzik dinlemek. Geceleyin karanlıkta uyumayı reddetmek).
Kaygı ne zaman sorun haline gelir?
Tüm korkular normaldir ancak, korkunun şiddeti ve suresi arttığı takdirde çocuğun ve ailenin hayatını olumsuz yönde etkilemeye başlayabilir. Çocuğunuzun korkuları çocuğunuzun yapmak istediği şeylere engel oluyor, moral bozukluğu, can sıkıntısı veriyor, yapmak istediği şeyleri engelliyor veya akademik hayatını etkileyen zorluklar çıkarıyorsa çocuğunuzun bu sorunun üstesinden gelmek için bir uzmandan yardım almanız faydalı olacaktır.
Çocuğunuzun kaygısını gidermek için nasıl yardımcı olabilirsiniz?
Sonuç olarak, kaygılı çocuklar dünyanın tehlikeli bir yer olduğuna inanırlar ve bu inançları genellikle masum olayları çok tehlikeleri olarak algılamalarına sebep olur. Örneğin geceleyin dışarıdan gelen bir sesi, bir soyguncu olarak algılarlar. Bu düşünme bicimi, çocukların korkularını destekleyen bir kanıt olur ve bu kanıtların artması korkularını destekler. Kaygı duyan çocuklar, korktukları şeylerden kaçınırlar. Bu nedenle ‘tehlike’ inançlarını sınama ve bu inancın aksine bir kanıt bulma imkanına sahip olmazlar. Böylece korktukları şeylerin meydana gelmeyeceğini asla öğrenemezler. Bu da kaygının sürdürülmesine yardımcı olur.
Çocuğunuzun korkularının şiddetinin ve suresinin arttığını ve gündelik hayatını olumsuz yönde etkilediği durumlarda, bir uzman yardımına başvurmanız yararlı olacaktır.
Kaynak: Rapee, R. M., Spence, S. H., Cobham, V. & Wignall, A., Kaygılı Çocuğa Yardım, Arkadaş Yayınevi, 2003.
İlk görüşmenizi planlamak, uzmana soru sormak ya da değerlendirme talep etmek için bize ulaşın.